Sayfalar

cemal süreya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cemal süreya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2014 Perşembe

Cemal Süreya



"Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde, 
Bir yanlışı düzeltircesine açmış.”


22 Aralık 2013 Pazar

Cemal Süreya



Adam yıldızlara basa basa yürüdü 
Çünkü biraz önce yağmur yağmıştı.

........

11 Eylül 2013 Çarşamba

FOTOĞRAF * CEMAL SÜREYA





Durakta üç kişi 
Adam kadın ve çocuk

Adamın elleri ceplerinde 
Kadın çocuğun elini tutmuş 

Adam hüzünlü 
Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü 

Kadın güzel 
Güzel anılar gibi güzel 

Çocuk,
Güzel anılar gibi hüzünlü 
Hüzünlü şarkılar gibi güzel


5 Eylül 2013 Perşembe

ADAM * CEMAL SÜREYA



Adam şapkasına rastladı sokakta
Kimbilir kimin şapkası
Adam ne yapıp yapıp hatırladı
Bir kadın hatırladı sonuna kadar beyaz
Bir kadın açtı pencereyi sonuna kadar
Bir kadın kimbilir kimin karısı
Adam ne yapıp yapıp hatırladı

Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda
Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı
Adam bulut gibiydi, hatırladı
Adamın ayaklarının altında
Yıldızların yıldız olduğu vardı
Adam yıldızlara basa basa yürüdü
Çünkü biraz önce yağmur yağmıştı.


6 Ağustos 2013 Salı

Bir Plak Gibi Dönüyor Gökte Mavilik * Cemal Süreya



Bir plak gibi dönüyor gökte mavilik
Sesi aşağıda, çok aşağıda
Üstünde bir duvarın. Duvarsa
Dondurma yiyen bir çocuğun eli sanki 
Taşmış akıyor 
Öpüyor toprağı kanatan nar çiçeklerini. 
Öpülüyorum bembeyaz çimlerinde yalnızlığımın 
Sonsuzluk yarın. 

20 Temmuz 2013 Cumartesi

KISA


''hayat kısa, kuşlar uçuyor..''
                          Cemal Süreya

18 Temmuz 2013 Perşembe

AFRİKA * CEMAL SÜREYA


Afrika dediğin bir garip kıta
El bilir alem bilir 
Ki şekli bozulmasın diye Akdeniz’in 
Hala eskisi gibi çizilir 
Haritalarda

12 Temmuz 2013 Cuma

RESİM * CEMAL SÜREYA



Bir savaş: Otlukbeli
Bir mavi: Spartaküs
Bir soru: niçin Spartaküs
Bir kuş: nereye gidiyon kuşu
Bir çiçek: bilmem ki çiçeği
Bir su: şüpheli

Bir belge: noterlerinden
Elbet başkent noterlerinden
Bir şair: Ahmed Arif
Toplar dağların rüzgarlarını
Dağıtır çocuklara erken
Bir çocuk: ince burunlu

Ey ince burunlu Güneyli çocuk
Ne soracaksan işte sor
Bir çalgı: fayton
Bir içki: rakı hayır votka
Bir tabanca: tabii dolu
Bir haber: ölümüm yakın

Bir imza: okunmuyor

6 Temmuz 2013 Cumartesi

SİZ SAATLERİ / CEMAL SÜREYA



Siz, saatleri yaşadınız. Zamantaşlarını. Niceldir saatler. Adsızsırlar. Renklerini, kokularını kişiselliklerden alırlar.

Aylar birbirinin içinden yürüyebilir. Ağustosta bile Marta gönderme vardır. Yine de gönderme mevsim mantığıyla sınırlıdır.

Günlerse bambaşka. Bir günün öbürünün önüne geçmesine izin yok. Günün gizi hem kişiselliğimizde, hem de onun kendi kişiselliğinde.

Siz, saatleri yaşadınız. Henüz sözcük haline dönüşmemiş, ya da bir sözcük karşılığı oluşmamış durumlar yarattınız. Tanığınızım.

Aylar ayları açıklıyor.

Saatler saatleri kum saatiyle açıklayabiliyor.

Açıklanmayan tek şey aşk: En büyük sayrılık ve en büyük sağlık.

Günü tam gelmemiş olarak bir yanını gizleyen duygu.

Denetçi anlamaz, tarihçi atlar, terzi bir araya getiremez, sanatçı elden kaçırır.

Kent yıkılıyor. Sokaklar uçtan uca kazılmış. Sesimiz radyasyon içinde. Mühendisler geldiler; kedi resmini bile cetvelle çizerler. Gözlem evinde art arda mevsimler sökülür.

Mahşerin ortalık yerinde size rastladık. Elinizi şuramıza koydunuz.

Sürgündük. Göçebeliğin elverişli yanlarını da yitirmiş gibiydik. Yanınızda göçmen olduk. Bir yerleşmişlik duygusu ki, hırkamız yazlık sinemada iliklenir.

Güneş her sabah verilmiş bir söz gibi doğuyordu.

Gerçek neydi biliyor musunuz: Her şey.

Yüz yıl sonra bu gün yaşayan hiçbir anne, hiçbir sevgili, hiçbir bebek, hiçbir bıldırcın, hiçbir balina, hiçbir örümcek, hiçbir aslan, hiçbir ceylan, hiçbir yılan var olmayacak. Ayrı bir kardeşlik kanıtı değil mi bu? Hayat kanıtı. Birbirimizin her yönden çağdaşıyız.

Siz tebeşirle kara tahtaya ne güzel yazan.

Kuzular için özel bir bölüm açmayı da hiç unutmayan.

Saatlerle yaşadınız. Düşlerinizde doğulu bir ressamın elinden çıkmış ağırlıksız yapraklar.

Kızböceği de göründü. Gece de uçmaya başlamış.

Bakır kaptan günlük kokusu yayılır.

Geceyle birlikte.

Gece de.

Sen Serpin, sen Nuri, orda burda nasıl dolaştırdınız. Benziyordunuz. Aynı kişi miydiniz?

İki din var: siyah ve beyaz. Gerisi? ..