Sayfalar

oruç aruoba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oruç aruoba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2014 Pazar

Oruç Aruoba



18 Ocak 2014 Cumartesi

23 Aralık 2013 Pazartesi

MUMUN * Oruç Aruoba



Bütün ışıklara karşı geldi 

yaktığın bu mum 
Neyin nereden nereye geçişiydi 
aktığım o mum 
Bir aydınlık geçit, bir kedi 
sakladığım o kurum 
Zamanın ötesinde bir şimdi 
sakındığım bu durum



22 Aralık 2013 Pazar

Sokakta * Oruç Aruoba




Buradayım:

Yüzyıl oldu.

Önümden geçen yol
tıkandı
çevremdeki bahçeler
daraldı
içimde yaşan insanlar
azaldı:
Yalnızlaştım.

Buradayım:
Yüzyıl önce başladım
beklemeye.

Yavaş geçip gitme zamanı:
Dumanlar
isler, puslar
yağmurlar
sıcaklar, soğuklar
rüzgarlar
kemirdi her yanımı.

Tahtalarım birer birer çürüdü
boyalarım
parça parça döküldü
payandalarım
teker teker çöktü:
Yüzyıl oldu.

Yüzyıl önce:
Pırıl pırıl, yemyeşil
bahçem
bembeyaz, tertemiz
duvarlarım
cıvıl cıvıl, şen
odalarım
buradaydım.

Yaşıyordum -
yaşıyordu insanlarım.

Yüzyıl oldu:
Karanlık küf rengi
çevrem
kararmış, yıkık dökük
duvarlarım
kasvetli, kir-pas içinde
odalarım
buradayım.

Yaşamıyorum -
yaşamıyor insanlarım.

Buradayım.
Yüzyıl oldu.
Bekliyorum.

Yalnızım
burada.

Bekliyorum -
ilk çocuğun attığı
ilk taştan beri
bekliyorum.

Ne zaman gelecekler -
baltalarla, balyozlarla, keserlerle -

Yalnızım
burada
bekliyorum.

Ne zaman
gelecekler?



Yazılamayan Zaman * Oruç Aruoba




Herşeyi yazarım da
zamanı yazamam -
o yazar çünkü
beni.

Yazar beni
yavaş yavaş
özenli -
azalta azalta
görkemli -
sanki
dolduracakmış
olduracakmış
gibi.

Halbuki
sıyırıp düşürmüştür
tırnağımdaki çürüğü
parmağımdaki yarayı
kabuk kabuk
geçirmiştir -
geçerken, sanki
çoğalta çoğalta
yazarak
beni:
özenli
görkemli.


22 Kasım 2013 Cuma

Havada * Oruç Aruoba



Burada
duvar ile direk
arasında asılı
sallanıyorum.

Kenarlarım yırtık
parçalarım sarkık
içim patlak.

Burada
geçmiş ile gelecek
arasında gerili
sallanıyorum.

Saatlerim çarpık
günlerim çatlak
yılım yitik.

Sözcükler gelip geçiyor içimden
anlamsızlığa doğru
eylemler geçip gidiyor elimden
çaresizliğe doğru.

Boşalıyorum
burada
hiçlik ile yokluk
arasında.

11 Ekim 2013 Cuma

RENKLERİM * ORUÇ ARUOBA






Aklaşan grilikte duruyorum -
yeşilleşen mavilik 
kararan saydamlık 
azalan tirşe: 
o mor 
hiç olmadı 
mı? 

O tek renk 
bulunmadı 
mı? 

Kızıltılı 
kahve 
rengi 

Siyah 
Beyaz. 
Ah, 
az -
hiç olmadım 
mı? 

Bulunamadım 
mı?