Sayfalar

murathan mungan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
murathan mungan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2013 Cumartesi

Murathan Mungan




''Cam şişelere koyduğum eylüllerden yaz yap bana''


10 Kasım 2013 Pazar

Murathan Mungan




……………
……………………..
Benimki ne biçim hayat ,
Uymuyor ne gördüklerime 
ne duyduklarıma 
ne okuduklarıma .
Ben ne biçim benim, 
Ne kendime benziyorum 
Ne başkalarına .



23 Eylül 2013 Pazartesi

KIRMIZI * MURTHAN MUNGAN



kaypak manşetler, sağır katalogları, karnaval biletleri
kendini tanımanın korkusu
sürekli bir canlı yayındasınız
girdabı olmayan yüreğin sireni duyulmaz elbet
mekanlar lunapark, hayat çarpışan otomobiller
görüntünün kumbarasında hafızanız beş kuruş
alarma yakın hiçbir kırmızıya düşmemiş yolunuz
Bindiğin düş atı yorulmuş oysa
Üstündeki binici çoktan değişti sana sormadan
Kendine uygun bir ayna bile bulamadan
Kalakalırsın baktığın boşlukta
Bakarsın baktığın kadarsın
Bundan sonrası
Geç kaldığın yerlerdeki korunma duyguna bağlı
anlarsan, anlamanın
anlamazsan, anlamamanın boşluğundasın
İşte şimdi Kırmızı!


14 Eylül 2013 Cumartesi

SANDIK ODASI * MURATHAN MUNGAN



gün ışığıyla yıkanmış küskün bir yıldız
gibi akıp geçtin
sessizliğimizin üstünden
oyalanacak bir şey bile bırakmadın
tozlanmış,dalgın bakışlarımıza
ne zaman,nerede bir şey yitirsek
burada bulacağımızı sanırdık
bu sandık odasında
mümkünmüş gibi
balkonda unuttuğumuz nice yazlardan sonra...

4 Eylül 2013 Çarşamba

ÇÖL VE DUVAR - MURATHAN MUNGAN


hanlarda uğuldayan çılgın hayaletler
çölün zamansız epopesinden
gündeliğin sefertasına daralan günler

çimentonun aktığı oluklarda
harflerdeki kehribar
tekrarlanarak kaybettirilen
yollardan gecece
vardığımız
dünyaya kapatılmış kapılar

çimento akıyor harfler soluyor
başkalaşmış bir benliği
kendimizle değiştiriyoruz her seferinde
çıkmıyor gönlümüzden hiç kimse
her yer çöl her yer duvar


MURATHAN MUNGAN * FAY


kaç kişiyim bu yalnızlığın ortasında
bir boğa, bir leopar
Arena ve Opera
İyot ve Rüzgar
Arsenik ve Sözcükler arasında
yüzüm çalılıklarla kaplı
aralayan gözüpek avcılar
için parslar geziyor kuytularında
iyi yürekli bir canavar saklanıyor
yazdıklarımın ve yüzümün
satırlarında

kendim için büyük bir tehlikeyim artık
ilerliyorum
içimdeki yer çatlağı boyunca


24 Ağustos 2013 Cumartesi

BİR YILDIZ - MURATHAN MUNGAN



Bir yıldızdık gökyüzünde
parlamaya çalışan kenar evren çocuklarıydık.
kardeşlerim kadar sevdim seni. 
Barış kadar Fırat kadar sevdim. 
terk edildik evrenin her galaksisinde. 
parlamaya çalışan birer yıldızdık 
kardeşlerim ve ben dağıldık evrenin kimsesizliğine 
biliyordum yine de biliyordum
kimse gelmeyecekti 
kimse olmayacaktı 
uzay boşluğuydu gözlerimizde. 
evren bir varoştur sevgilim 
Barış bir boşluktur gözlerimde. 
Fırat suyu kan akar 
terkeden babam kadar 
Fırat suyu kan akar. 
Yüreğimde sevda gibi aşk gibi 
bir sızı akar. 
şimdi sevdikçe 
evrenin sonsuzluğu dağılır gözlerime. 
evrenin sonsuzluğu gözlerinde. 
sevdikçe bir yıldızdım gökyüzünde. 
kimse tanımayacak 
kimse bilmeyecek 
ve bu şiir de 
yine başkalarının sanılacak 
kimse bilmeyecek seni, , beni 
kimse bilmeyecek.




22 Ağustos 2013 Perşembe

SÖZLER YAPRAK * MURATHAN MUNGAN



bazı sözler karanlıkta söylenir, diyorum uykularımın birinde
bazı sözler hiçbir zaman, diyorum kendi sesime uyanırken
bazı sözler karanlıkta söylenir
bazı sözler hiçbir zaman
diyorum armaların birinde
öyledir, iki yanı ağaçlı yollar, arasından
geçip gitmektir şiir
ağaçla, yolla, ne tarafa
ve hangi zaman

imgenin şiddetiyle çoğalır anlam
parçalana parçalana

geçtiğimiz yollardan
onca yaprak düşer
birkaç şiir kalır yalnızca
o derin ağaçlardan

kendi sesimize uyandığımız rüyalarda

14 Ağustos 2013 Çarşamba

ÖNCE * MURATHAN MUNGAN



Çıktığım dağlar küllenirdi içimde
sessiz, serin sulara inerdim
ceylanlardan önce

sular yıkayabilirdi beni o zamanlar
güneş alırdı içimin avlusunu

uyurken sızlıyor içimdeki can:
kanlısıydım öldürdüm
çoğaldı düşlerim
uyuduğum uyku artık ikimizin yerine
sanki o sağ ben ölüyüm
her gece her gece her gece




6 Ağustos 2013 Salı

ÖDÜNÇ HANÇER ÖLDÜRMEZ BENİ * MURATHAN MUNGAN


bir küfür gibi kara
kayış dilini ver
binlerce kez açıklasam da
dilini çözemediğim ihanet
gel bir daha bende dene kendini
ne sen öldürebiliyorsun beni bu cenkte
ne ben yenebiliyorum seni
yazıldığın mevsime çok su ver kendi izinden
giden yolları suçlarından arındır
arkanda kaldı seni ilerde bekleyenler
unutkan şiirler, kopmuş alıntılar
hiçbir zaman kullanamadığın hatıralarla
kendine yazdığın yaşam öyküsü!
ah, bu kadar aşk herkesi yanıltır
gelme üstüme
boşalmış yeminlerin bileği
ben sandığın sözcüklere vuran aksimdir
ödünç hançer öldürmez beni
ya başka bir silah seç kendine
ya bırak başkasının ellerine
ölüm aşkın işidir
kork benden sevgilim
ahretin olurum senin
bu kadar çok seven öldürmesini de bilir
ben seni
çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim
gücümdü güçsüzlüğüm
ey, izini sürdüğüm ruhumdaki kara gölge,
büyüttüğüm oğullarımı bir bir elimden alan hayat
yanıltma beni, beni bana yakıştır
son darbeden önce ilk sözü söyleyemeyen!
kolay değil ödenmiş hayatın katili olmak
kör eder hançerini içimin gücü
ölümü göze alan yaşamasını da bilir.

12 Temmuz 2013 Cuma

MİKA * MURATHAN MUNGAN


Gökyüzünde yapıştırma bir yıldız
Şimşekler ormanında
Bir tek yıldırım
Selofan yağmurlardan sonra
Yine patinaj
Çekimine girdiğimiz
Manyetik alan
Dağılıyor elyaf ve aşk
Sezon değişiyor
Parabolik aynalarda
Başka bir set kuruluyor
Yepyeni bir dizayn
Işıl ışıl göz alıyor megastar mikalar
Klip hızında karton film derinliğinde
Bir marka gibi yaşanıyor aşklar
Merkezi sistem yönetiyor ayrılıkları, açıklamaları
Acı yok. Can yakmıyor tuzla buz olsa da
Dağılmış mika parçaları

Kesin çözüm
Acele servis
Buyrun, siz ne arzu etmiştiniz?

8 Temmuz 2013 Pazartesi

KUZEYDEKİ PENCERE*MURATHAN MUNGAN


Kokladığın gülün kokusu kalmış sende
Bıraktığın denizin tuzu 
Geçtiğin iklimlerin masalı sinmiş üstüne 
Kuzeydeki pencere açık 
Göçebe bin bir gece


Sözcükler sökülmüş bir anıyı
Ne kadar tamamlayabilirse
Bir andır eski defterlerin 
Güneşinden vurur yüzüne 
Yazsam olmaz dersin 
Kimi zaman sırf bunun için 
Yazmaya değerse de 
Kuzeydeki pencereyi açarken


Yere düşen defterden görünür:
Eksik kule, yırtık nehir
Sımsıkı kapatmış olsak da
Bizi ürperten anıları hayatımızın
Eski defter ya da kuzeydeki pencere