mahzen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mahzen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Aralık 2014 Salı
31 Ağustos 2014 Pazar
Anlatamıyorum * Orhan Veli Kanık
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum
24 Mayıs 2014 Cumartesi
Sıklamen İlahi * Gülten Akın
İttim kapıyı girdim içeri cesurca ya da aptalca
O ve çocuklardı dünya
Yalnızlığım yitti
Karşılığında
Bir saksı beyaz sıklamen
Siyah güderi eldiven, renkli camlar
Acıdan bir ayla ortasında
Açmaya korkulan mutluluklar, gizli keyifler
Girdi hayatıma
Sıcak bir bakış bir yadsıma
Salim bir öfke girdi hayatıma
Hatalarım kesinleşti yüzüme vurulduğunda
Savunmadım kendimi artık çok geç
Şen elmalar gibi yuvarlandı ortalığa
Titizce sakladıklarım
Durdum
Lekeli bereli güneşin tam ortasında
O ve çocuklardı dünya
Yalnızlığım yitti
Karşılığında
Bir saksı beyaz sıklamen
Siyah güderi eldiven, renkli camlar
Acıdan bir ayla ortasında
Açmaya korkulan mutluluklar, gizli keyifler
Girdi hayatıma
Sıcak bir bakış bir yadsıma
Salim bir öfke girdi hayatıma
Hatalarım kesinleşti yüzüme vurulduğunda
Savunmadım kendimi artık çok geç
Şen elmalar gibi yuvarlandı ortalığa
Titizce sakladıklarım
Durdum
Lekeli bereli güneşin tam ortasında
10 Mayıs 2014 Cumartesi
Kıyamet * Gülten Akın
Elyazını yaktım, dürüsttü ve aşınmamış
Sevgi sözcüklerini yaktım, hoyrattır onlar
Sıcaklığı saklı akarsuyu anlamazlar
Sorular, kurutur incitir sorarlar
Elyazını yaktım
Adresini yaktım
Yakmak gibiydi biraz da dünyayı herşeyi
Bastığımız düşümüzde gördüğümüz
Özlediğimiz yaklaştığımız
Hayatım özlemdi ansımaydı düştü
Yaktım adresini şimdi özlem oldu hayatım
Resimleri yaktım birini saklasam dedim
En çok onu yaktım onu yaktım
Kış göğünü yaktım, bir kavak büyüttüm balkonumdan
Akşam desem değil, yangın desem değil
Dışarda apansız bir kıyameti yaktım
Sevgidir kendimi bildiğim, onunla başladım
Elyazın mı, adresin mi, resimlerin mi
Sen mi ömrün mü
Çıkardım onları şimdi sakladığım yerden
Kıyameti göğü kışı akşam sözlerini
Sevgiyi yaktım
Sevgi sözcüklerini yaktım, hoyrattır onlar
Sıcaklığı saklı akarsuyu anlamazlar
Sorular, kurutur incitir sorarlar
Elyazını yaktım
Adresini yaktım
Yakmak gibiydi biraz da dünyayı herşeyi
Bastığımız düşümüzde gördüğümüz
Özlediğimiz yaklaştığımız
Hayatım özlemdi ansımaydı düştü
Yaktım adresini şimdi özlem oldu hayatım
Resimleri yaktım birini saklasam dedim
En çok onu yaktım onu yaktım
Kış göğünü yaktım, bir kavak büyüttüm balkonumdan
Akşam desem değil, yangın desem değil
Dışarda apansız bir kıyameti yaktım
Sevgidir kendimi bildiğim, onunla başladım
Elyazın mı, adresin mi, resimlerin mi
Sen mi ömrün mü
Çıkardım onları şimdi sakladığım yerden
Kıyameti göğü kışı akşam sözlerini
Sevgiyi yaktım
Dağ * Birhan Keskin
sabahın karşısında konuşmak ne zor!
incecik kül gibi kalıyorsun,
dağ susmaya giden yolu biliyor
sen bilmiyorsun
taş yarılıyor bir çiçek için,yol veriyor.
kısacık konuşuyor çiçek: "dünya" diyor,
"gördüm,benimle tamamlanıyor."
**yeryüzü karşısında konuşmak ne zor!
yamaçtan aşağı bak,uçurum gör!
-görsene kekeme!
içindeki zayıf kan,dayanıksız dil,
olmamış hal
gümüş bir zirvede eriyor.
27 Nisan 2014 Pazar
26 Nisan 2014 Cumartesi
Delilirikler I * Birhan Keskin
betonun hüznüden doğdum
suyun isyanından
güneşin kırılganlığına dokunup
geliyorum.
sana söz yakışır,ağzını hazırla.
kırık bir şehir hikayesinden doğdum
kırk meseleden
bardaklara ve demli çaylara dokunup
geliyorum.
sana söz yakışır,elma da.
aslı ve astar'ı olmayan bir hikayeden doğdum
karşı'lar ve balkonlardan
korna seslerine karışıp
geliyorum.
sana söz yakışır,ağzını hazırla.
o eski hikaye bitti
şaşkınlığımdan doğdum
denize düştüm
kuruyup geliyorum.
ERKEN TÜRKÜ * Mübera PASİÇ
Buradayım. Sabah tutuşmuş yanıyor
Şaşkınlık otlarında
temiz bir yerde
sessiz bir sesten alınmışım.
Gene buradayım :
Ama yalnızca benim
bir parçam
kuşlara yol gösteriyor.
Otların Tanrıyla
barıştığı sabah
seni bulamayacağım.
Kişisizlikten gelen bu çağrı
bir döngü etrafında
dağıldığına
iyi bir işarettir.
Saçlarımın yükünü indiriyorum.
Dönence yürekleri ıslatıyor
Ses herkesin olsun.
Ama benim gizli bir parçam
kendine yön arıyor.
Beni Sorarsan * Gülten Akın
Beni sorarsan,
Kış işte
Kalbin elem günleri geldi
Dünya evlere çekildi, içlere
Sarı yaseminle gül arasında
Dağların mor baharıyla
Sis arasında
Denizle gül arasında
Yanımda kediler, kuşlar
Fikrinden dolaşıyor
Hiçbir iktidarı sevmesem de
Sobanın iktidarında
Çarpışa çarpışa nasılsa
Büyüyebilen kızlar
Uslu, sakin, ölümü bekliyorlar
Yaşlılık
Dev mi oldular, başkaları
Üstüne üstüne gelip korkusuz
Güçlerini deniyorlar
26 Mart 2014 Çarşamba
DÜŞ - TİLKİ * Ted HUGHES
Bu gece yarısı anının ormanını düşlüyorum: Yaşayan başka bir şey var Saatin yalnızlığının ve parmaklarımın Kımıldadığı şu boş sayfanın dışında. Tek yıldız görünmüyor pencereden: Daha yakın, karanlıkta Daha derin bir şey Yalnızlığın içine doğru ilerliyor: Soğuk, karanlık kar kadar ince, Bir tilkinin burnu değiyor dala, yaprağa; İki göz bir devinimi belirtiyor, Durup yeniden birer birer Açık seçik izler bırakıyor karın üzerinde Ağaçlar arasında, sonra dikkatle Topal bir gölge bacağını sürüklüyor Ve açıklığa çıkmaktan korkmayan Bir gövdenin boşluğunda, bir göz, Büyüyen derinleşen bir yeşillik, Parlak, dikkat kesilmiş, Kendi işini görürken, birden, Sıcak, keskin tilki kokusuyla Kafadaki karanlık boşluğa yerleşiyor. Pencere hâlâ yıldızsız; saat işliyor, Sayfa artık boş değil.
16 Mart 2014 Pazar
8 Mart 2014 Cumartesi
AYRINTILAR İLAHİSİ * GÜLTEN AKIN
Ben neyi kimden aldım, nerden aldım
her şeyi bir yerden aldım
yorgunum yorganım uzakta dışarda
sabrımı bolca verdiler içerden aldım
sözler gelip geçsin diyedir, öfke sen bekle
örselendim ağrıdın oyuldun, henüz değil ölüm
ten bekle
bağırmalıyım, çığlığım kıştan ilk yaza değmeli
A yasak, hayır korkulu, evetten usandım
Mecnun masaldan atılmış -tele şov-
milyonla kopyeye bölünmüş Leyli
suretler ne gülümseyiş ne sır ne şaka
sandım ki gülümser maskeleri
suretler sandım
durur muydum bu gömütlükte neyim var
tuhaf dedi çılgınca tuhaf
ayrıntılar, paslı sürgüler, yosunlu taşlar
ya altındakiler ardındakiler
Gültene kandım
her şeyi bir yerden aldım
yorgunum yorganım uzakta dışarda
sabrımı bolca verdiler içerden aldım
sözler gelip geçsin diyedir, öfke sen bekle
örselendim ağrıdın oyuldun, henüz değil ölüm
ten bekle
bağırmalıyım, çığlığım kıştan ilk yaza değmeli
A yasak, hayır korkulu, evetten usandım
Mecnun masaldan atılmış -tele şov-
milyonla kopyeye bölünmüş Leyli
suretler ne gülümseyiş ne sır ne şaka
sandım ki gülümser maskeleri
suretler sandım
durur muydum bu gömütlükte neyim var
tuhaf dedi çılgınca tuhaf
ayrıntılar, paslı sürgüler, yosunlu taşlar
ya altındakiler ardındakiler
Gültene kandım
2 Mart 2014 Pazar
1 Mart 2014 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















